Kemal KOÇ’un radyoculuk macerası için aslında ayrı bir sayfa açmak lazım. Ama büyük bir gayretle özetlemeye çalışalım. Yine de çok şeyleri anlatamadan atlayacağımız bir gerçek.
Adam olacak çocuk bir yerinden belli olur derler ama şimdi neydi hatırlamadım. Kemal KOÇ’un bir radyocu olacağı aslında çocukluk yıllarında belliydi, ilginçtir o zamanlarda özel Radyo ve TV'ler olmadığı gibi olabileceği de tahmin edilemiyordu.
Babasının gençlik yıllarında aldığı ve dedesinin ajans dinlemek için kullandığı Philips marka, şimdi vitrin süsü olarak kullanılan bir radyosu vardı elinden düşürmediği. İyi bir radyo dinleyicisiydi. TRT'ye ait tüm radyo frekanslarını, hangi kanalda hangi radyo programları olduğunu çok iyi biliyor ve hatta arkası yarınları hiç kaçırmıyordu. Ve hatta Almanya’nın Sesi Radyosu, BBC Londra’nın Türkçe yayınlarını kısa dalganın dalıp çıkan cızırtılı sesine rağmen hiç kaçırmazdı.
TRT radyolarında yasaklı şarkılar olduğundan BBC Londra Radyosunda haftada bir yayınlanan “Sizlerle Baş Başa” programına mektuplar bile yazıyordu. Tabi ki Kıbrıs Bayrak Radyosu, Polis Radyosu ve Meteoroloji Radyolarını da unutmamak lazım.
Bu anlatılanlar 1980 – 1987 yıllarını kapsar. 1987 den sonra Radyo dinlemeyi bıraktı mı ? Elbette hayır. Ama bazı gelişmeler yaşandı. O dönemlerde kendine ait radyolu Sony marka çift kaset çalarlı bir müzik seti sahibi oldu. Ve o dönemler Liseliydi Kemal KOÇ. Anonslu kasetlerin çok yaygın olduğu o dönemlerde gençlere anonslu kasetler hazırlıyor ve bu kasetler hayli etkili oluyordu. Kısa sürede aranılan bir anonscu oldu. Ve lise yıllarında ek işi haline geldi.
Vee yıl 1990.. Türkiye de ilk özel TV gayri resmi olarak yayına başladı ardından da Radyo, ne olduysa ondan sonra oldu… Kaset doldurduğu günlerde Fatsa'da kasetcilik yapan Yağmur Müzik Evi ile tanışmış ve sahibi Ahmet Şınka Fatsa’ya özel bir Radyo Kurmaya karar vermişti.
Resmi bir statüsü olmadığı halde 10W gücünde made by Fiko yapımı bir verici ile yayına başlayan bu radyo Süper FM adını almış, yayın yapacaklar arasında da Kemal KOÇ adı hemen gündeme gelmişti.
Her şey bir şakaydı adeta, bir heyecan, macera. Adına ne derseniz deyin. 90’lı yıllarda böylece Radyo serüveni başlamış oldu Kemal KOÇ’un. Özel Radyo ve TV'lerin Anayasaya aykırı olmasından dolayı kapanma tekrar açılma, siyah kurdela protestoları gibi devrelerini bire bir yaşadı.
Özel yayınlara izin verilmesinin ardından farkında olmadan Radyocu oluverdi birden bire. Yani tam manasıyla bu işin bir alaylısı. Süper FM'in Radyo Klas olmasından sonra 1995 yılında Askere giden Kemal KOÇ, döndüğünde bu işi yapmama kararı almasına rağmen, Radyo Mega yönetim kurulu başkanı Cihan BAYGIN’ın bir telefonuyla planlar gene değişti ve tam manasıyla Radyoculuk mesleği haline geldi.
1997 yılından bu yana Radyo Mega'da yayın yönetmeni olarak görevine devam ediyor
|